1982 yılında İstanbul'da doğmuşum. Hayatımın geri kalanına baktığımda, bu şehrin ruhumda bir yerlere bağlandığını düşünmekteyim. İlk ve orta öğretim yıllarım da aynı şehrin Fatih ilçesinin abuk subuk okullarında geçti. Lise yıllarının başlarında sonraları hayat maceramdaki en yakın yoldaşlarımdan biri olacağını o zamanlar bilemediğim udla tanıştım. Kimi zaman tek başıma, kimi zaman yetersiz öğreticilerin yol göstericiliğinde vakıf olmaya çalıştığım bu müzik aletini tamamen bırakmayı düşündüğüm anlar bile olmuştur.
Üniversite yıllarımın sonlarına doğru müzik kulübü adında bir yerin var olduğunu fark ettim. Başlarda çok soğuk ve itici gelen bu mekanın, sonraki dönemlerde en çok vakit geçireceğim yerlerden biri olacağını hiç tahmin etmemiştim. Günler günleri kovaladı ve müzik kulübü çatısı altında bir çok faaliyet kazındı mazinin tozlu sayfalarına. Konserler, piknikler, alemler, iftarlar, kebap ziyafetleri ve daha neler neler... Güzel günlerdi ve geride kaldı. Udla gitarın uyumunu keşfedeli beri, Ümitle, Burakla, Tolgayla sayısız şarkılar çaldık. :)
Üniversite yılllarının sonlarına doğru gitarist kelimesinin içini layıkıyla doldurabilen nadir insanlardan biri olan Gürhan Yolsal'la tanıştım. Stüdyosunda ud dersleri verdim. Araya askerlik ve çeşitli gereksiz iş tecrübeleri girdi ama şimdilerde tekrar beraberiz. Perpa İş Merkezi'nde kurduğumuz bir müzik eğitim merkezinde birlikte çalışmaktayız. Hocamdan öğrendiklerimi, harmanladıklarımı öğrencilerime aktarmaya çalışıyorum şimdilerde. Ama Ümit'in de dediği gibi, bir yerlerde çalsak fena olmayacak şu ara. Özledim eski günleri... :)
Üniversitenin nasıl bir şey olduğunu anlamaya çalışırken hayatımdaki dönüm noktalarından biri gerçekleşti ve ud üstadı Yurdal Tokcan'la tanıştım. 4 yıl kadar süren çalışmalarımızda aslında yıllardır hiç bir şey yapmamış olduğumu fark ettim. Şimdi her düşündüğümde, o zamanların burnumda tütmekte olduğu gerçeğiyle karşılaşırım. Yurdal Hoca'dan öğrenmeye çalıştıklarım benim bugüne kadar devam eden ud maceramda hâlâ projektör mahiyetindedir...