1980 yılında Ağva'da doğdum. İlk,Orta ve Lise öğrenimimi Ağva'da tamamlayana kadar neler yapmadım ki. Herhalde ufak bir çocuğun yaşayabileceği en güzel günleri yaşadım. En büyük sorunumun sakız şişirmek olduğunu sandığım yıllarda çamurdan ev yaptım, kurbağa larvası yakalayıp besledim, balık tutarken dereye düştüm, kardan adam yaptım, köpek besledim , tahtadan yapılan kılıç ve oklarla sokak savaşı yaptım, bisikletten düştüm, taş atarak ağaçtan erik düşürdüm…
DERKEN ilkokul…Tabiri caizse; kapıdan içeri soktular, ben bacadan kaçtım. Kim derdi ki bu ağlayan çocuk birgün İ.Ü den mezun olacak. Edindiğim bilgilere göre okulda, sabah akşam dayak vardı. Neyse ki gerçeği çok çabuk anladım(3. hafta sonunda: ) ve derslere annemsiz katılmaya başladım. Bu olay en çok annemi çok sevindirmişti. Kendimizi bilim adamı, çılgın araştırmacılar sandığımız dönem başlamıştı. Hafta sonları dağ, tepe, bayır araştırma yaptığımızı sanar, kimsesiz evlerdeki gizemi çözmek için uzun beyin fırtınaları yapar, geceleri yıldızları sayar, yıldız kayması olayını çözmeye uğraşırdık…Çok istemiştim teleskobum olmasını ve şu içinde elektrik kıvılcımları olan cam kürelerden.Hala yok:)
SINIRLI sayıda öğrenciye sahip Ağva-Yeşilçay Lisesi-Ortaokulunda çok atraksiyonlu olmayan Ortaokul ve Lise macerası sırasında bilgisayara olan merakım alevlendi. Dos,GW Basic, Qbasic kursları, Commodore64, Amiga500'lü oyun günleri derken kendimi İstanbul Üniversitesi'nde buldum (1998-Ekonometri)
DAHA çok çevremi, insanları tanımak, ortama uyum sağlamak için çaba göstererek ilk seneyi tamamladım . Çabuk uyum sağlamış olmalıyım ki, 2. sene çeşitli organizasyonlar vs. derken birkaç arkadaş ile yaptıgımız web sitesi sınıfın ve ekonometri bölümünün kaynaşmasında rol oynadı ve bu satırları da acemiliğimi attığım o web sitesi sayesinde yazdığıma eminim. 2. sınıftayken arkadaşım Barış'a "Oğlum ben gitar çalmayı eninde sonunda öğrenicem(öğreneceğim yazmalıydım ama doğal olsun istedim, affola:). Emin ol ki ömrümün bir döneminde beni gitar çalarken bulacaksın" demiştim, Unkapanı'ndan gitarlara bakarak geçerken. Bu istek birgün Deniz'le birlikte kulüpten içeri adım atmama neden oldu ki (Bazılarının benim web sitesi yapmak amacı ile kulübe ilk adımı attığımı düşünürlerdir), bu adım benim için hayatımda attığım en önemli adımlardan biri olarak yer etti hafızamda. Derslerimin yoğunluğu, okuduğum bölümün zorluğu nedeniyle kulüpte yeteri kadar vakit geçirememenin acısını hala içimde taşırım. Ders aralarında kaçıp da kulüpte (10-15 dk da olsa) vakit geçirdiğim zamanların tadı damağımda kaldı desem yalan olmaz. Aynı dönemde www.muzikkulubu.net tohumu tarafımdan atılmış ve sulama işleri, Ümit, Burak, Cihan başta olmak üzere diğer üyeler tarafından yapılmaya başlanmıştı(sene 2000)
ŞU anda özel bir bankada çalışıyor ve web sitemiz ile ilgilenmeye devam ediyorum…